Google Bizi İzliyor

0
386
Google Bizi İzliyor
Google Bizi İzliyor

Kullanıcı Sözleşmeleri

Kullanıcı sözleşmeleri, ortalama 47 sayfadan ve 3 bin 2 yüz 94 kelimeden oluşan, temelde bize ücretsiz olarak bir servisten faydalanacağımızı vadeden; ancak karşılığında bizden tam olarak ne alacağını açıklamayan, açıklamadığı bu alacağın ise mahremiyetimiz ve kişisel verilerimiz olduğu sözleşmelerdir.

İleri, ileri, ileri, ileri, Kabul Ediyorum, Donk?!

Mahremiyetimizin ve kişisel verilerimizin kapılarını daha başlangıçta, kullanmak istediğimiz servise üye olurken açıyoruz. Bunu da “Kullanıcı Sözleşmesini Okudum ve Onaylıyorum” kutucuğunu işaretleyip, tamam tuşuna basarak yapıyoruz. İşte bizim için karanlık tarafa geçiş böyle başlıyor.

Saniyeler içerisinde birkaç tıkla onaylayıp geçtiğimiz bu sözleşmeler bizim için oldukça tehlikeli bir hale gelebilir. Buz dağının görünmeyen kısmı olan kullanıcı sözleşmelerini bir iki örnekle açıklamak gerekirse:

Bir şirket Londra’da kurduklar kamusal kablosuz internet noktası üzerinden yapılan bir deneyde, kişilerin üyelik açarken onayladıkları kullanıcı sözleşmesinde şöyle bir maddeye yer vermiştir: “Bu hizmeti kullanarak, doğacak ilk çocuğunuzu, şirket istediği zaman ŞİRKET’e vermeyi kabul etmiş oluyorsunuz. Eğer çocuğunu olmazsa, en çok sevdiğiniz evcil hayvanınız alınacak. Bu anlaşma sonsuza kadar geçerlidir”. Deney sonucunda şirket, hizmeti kullanan herkesin bu sözleşmeyi onayladığını, bunun da kimsenin sözleşmeyi okuma gereği duymadığını gösterdiğini açıkladı.

Yine başka bir şirket kullanıcı sözleşmelerinin okumamasına dikkat çekmek için, pazarlamasını yaptığı programın kullanıcı sözleşmesinin içerisine eklediği bir maddede: “Bahse konu olan maddeyi okuyup; firmaya başvuranlara mali bir ödül verilecektir” demiştir. Program 3 bin adet indirildikten ve aradan dört ay geçtikten sonra bu sözleşmeyi okuyan tek bir kişi çıkmış ve firmaya sözleşmede belirtilen e-posta adresinden başvurmuştur. Şirket de anlaşmaya uyup, bu kişiye 3 bin dolar ödül vermiştir. Belirtmek gerekir ki, bu sözleşmelerin okunmalarının tek kazanımının, -bu örnekte olduğu gibi her zaman para ödünü olmayacağı konusunda sessiz bir fikir birlikteliğimizin olduğu kanaatindeyim.

Google Bizi İzliyor

Google bünyesinde barındırdığı AdSense, Analytics, Arama, Blogger, Çeviri, Drive, Gmail, Google+, Hangouts, Haritalar, YouTube servisleri aracılığıyla medeniyet namına, yaşıyan her bireyin günlük hayatının neredeyse tümüne sirayet etmektedir. Haliyle bizlerden topladığı veriler de bir hayli büyük olmaktadır. Öyle ki, pek çok alanda ücretsiz hizmet sağlayan Google, milyarlarca dolara kendi sunucularını üretiyor. Bu da ilk etapta kulağa biraz garip geliyor çünkü bir dükkâna gidip Google Sunucularından bir tane satın alamazsınız. Peki, Google satmadığı halde neden bu kadar çok sunucu üretiyor? Çünkü Google’ın, rıza göstererek onlara açtığımız mahremiyetimizi ve kişisel bilgilerimizi depoladığı veri merkezleri için o kadar çok sunucuya ihtiyacı var ki bu onu dünyanın 4. büyük sunucu üreticisi haline getirdi.

Google, kullandığınız hizmetlerinden birçok verinizi toplar ve inceler, buna e-posta içeriklerimizin analizi de dahildir. Google hizmetlerinin oldukça geniş ve popüler olması sonucu Google’ın hakkımızda topladığı veri miktarı oldukça fazladır. Bu verilere şunlar girer: Arama sorgularımız, konum bilgilerimiz, harita aramalarımız, izlediğimiz videolar, reklamlarla etkişimlerimiz, Google hizmetleri kullanan siteleri ziyaretimiz, kullandığınız Google hizmetleri dolayısıyla Google’ın sahip olduğu diğer veriler. Ki bu da Gmail gibi servisleri düşündüğümüzde hatırı sayılır bir veriyi ifade ediyor.

Google bununla beraber “otomatikleştirilmiş sistemi” aracılığıyla e-posta içeriklerimiz de dahil olmak üzere içeriklerimizin tamamını analiz eder. Örneğin, tatil hakkında bir mail aldığımızda mailin sağında ve solunda uçak bileti reklamı görememiz Google’ın bir “marifeti”dir! (Google, Gmail ürününde artık bu hizmeti vermemektedir. Ancak özellikle de e-posta uygulamalarında e-posta içeriğine uygun yanıtlar önermesi, e-posta ile gelen tatil ve bilet rezervasyonlarını takvime ekleyip silebilmesi, hâlâ epostalarımız üzerinde bir “göz” olduğunu gösteriyor.)

Google, reklam servisleri ile verilerimizi paylaşmaz. Her nekadar verilerimizi reklam servisleriyle paylaşmasa da sunduğu hizmetler dolayısıyla Google zaten kendisi bir reklam şirketidir.

Google, bizi diğer internet sitelerinde de takip eder ve bu sitelere erişimemize ilişkin verileri toplar. Google Gizlilik Politikası’na göre, AdSense gibi reklamcılık ürülerini, +1 düğmesi gibi sosyal ürünlerini veya Google Analytics gibi analiz araçlarını kullanan bir internet sitesini ziyaret ettiğimizde, tarayıcımız belirli bilgileri Google’a otomatik olarka gönderir. Bu bilgiler arasında, ziyaret ettiğimiz sayfanın web adresi ve IP adresiniz de bulunur. Böylece internet geçmişimizle ilgili bilgi edinen Google, size ilgi alanlarınıza göre kişiselleştirilmiş reklamlar sunmayı amaçlar! Belirtmek gerekir ki, Google reklamlarını kullanmayan internet sayfası neredeyse hiç yok!

Google, bizden topladığı verileri birleştirerek hakkımızda “reklam amaçlı” profiller oluşturur. Google’da oturum açarsak hakkımızda toplanan veriler Google hesabımızla ilişkilendirilir. Oturum açmasak dahi Google, “belirli hizmetlerdeki kişisel bilgilerinizi birleştirebilir”. Bu her iki ihtimalde de hakkımızda toplanan verilerle bir nevi profil oluşturulmuş olur. Google bunun amacının “istenmeyen e-postaları ve kötü amaçlı yazılımların tespit edilmesi ile özelleştirilmiş arama sonuçları ve reklamlar gibi size kişisel olarak uygun ürünlerin sağlanması” olduğunu belirtmektedir. Google’a bu konuda güvenmeli miyiz?!

Google, kesinlikle kişisel verilerimizi üçüncü şahıslarla paylaşmaz.. Demek isterdim ki mümkün değildir. Google, verilerimizin harici olarak işlenmeleri amacının bulunması ve yasal nedenler nedeniyle verilerimizi üçüncü kişilerle paylaşır.

Hesabımızı ve içeriklerini silsek dahi Google, verilerimizi saklamaya devam edebilir. Belalı bir eski sevgili gibisin Google! Google, internet geçmişimizi, yarattığımız bir blogu, YouTube kanalımızı, Google+ profilinizi veya hepsini kapsayan Google hesabımızı silmemize imkân sağlar. Ancak tek başına belirli hizmetlerdeki verilerimizi silsek veya hesabımızı kapatsak dahi Google, “bilgilerinizi silmenizin ardından kalan kopyaları etkin sunuculardan hemen silmeyebilir ve bu bilgileri yedek sistemlerinden kaldırmayabilir”. Yine bu kapsamda diğer madde de, Google’a içeriğimiz üzerinde tanıdığımız kisans, hizmetleri kullanmayı bıraksak dahi devam eder. Bu yönüyle geri alınamaz nitelikte bir lisanstır.

Google, Kullanım Şartlarındaki değişikliklerde bizi doğrudan bilgilendirmez ancak değişiklikler en az 14 gün sonra yürürlüğe girer. Google, Kullanım Şartlarını belirli aralıklarla revize edebilir. Bu sözleşmede yapılacak değişiklikler ilgili sayfada yayınlanır ancak sözleşmede kullanıcının dığrudan bilgilendirileceğine ilişkin bir madde görünmemektedir. Buna karşın yeni yayınlanan değişiklikler, “yeni eklenen işlevlere yönelik veya yasal sebeplere” dayanmadığı sürece, en az 14 gün sonra yürürlüğe girer.

Google bünyesinde faaliyet gösteren YouTube’un kendine özel bir gizlilik politikası bulunmamaktadır. Google Gizlilik Politikası, diğer Google ürünlerinde olduğu gibi Youtube Gizlilik Politikasını da kapsamaktadır. Ancak YouTube Kullanım Şartları, kullanıcı içerikleri üzerindeki telif haklarının düzenlenmesi noktasında Google Genel Kullanım Şartlarından ayrılmaktadır. Google tarafından da belirtildiği üzere genel ve özel şartların farklı olması halinde bu örnekte olduğu gibi özel şartlar geçerli kabul edilir.

YouTube’da paylaştığımız videolar üzerinde eser sahipliğimiz devam etse de servise tanıdığımız lisans oldukça geniştir. Youtube üzerinden yapmış olduğumuz paylaşımlar üzerinde Google, herhangi bir hak iddia etmez. Ancak servise paylaşımlarımız üzerinde tanımış olduğumuz lisans alt lisanslama hakkını da içeren devredilebilir nitelikte oldukça geniş bir lisanstır. Bu da yılların bitmek bilmeyen bir telif problemini gündeme getirir. Yine metin şeklinde yaptığımız yorumlarımız üzerinde tanıdığımız lisans geri alınamaz nitelikte ve süreklidir. Youtube’ametin şeklinde yaptığınız yorumlarınız üzerinde tanıdığımız lisans, geri alınamaz nitelikte ve sürekli (sonsuz süreli) bir lisanstır. Bu da akla yorumlardan çıkarılacak bir şarkı sözü ihtimalini ve bu sözlerin kime ait olacağını sorusunu getiriyor.

YouTube, dilediği zaman herhangi bir sebep göstermeksizin ve bize bildirim yapmaksızın paylaşımlarınızı silebilir. Youtube’un inisiyatifinde olmak üzere Kullanım Şartları sözleşmesi veya telif hakkı ihlalleri söz konusu olduğu takdirde paylaşımlarımız bir sebep gösterilmeksizin ve bize bildirim yapılmaksızın silinebilir. Son zamanlarda milyonlarca tıklanması olan şarkılar “asılsız” şikayetler sonucunda silinmiş, sanatçısı mağdur edilmiştir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz